Devlet Aklı Galip Geldi!

Son günlerde Türkiye–Azerbaycan ilişkileri etrafında yaşanan gerginlikler karşısında, iki kardeş devletin liderleri arasında gerçekleşen telefon görüşmesini son derece önemli bir siyasi gelişme olarak değerlendiriyorum.

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’i telefonla arayarak bağımsızlığımızın yeniden kazanılmasının 35. yıl dönümü dolayısıyla tebriklerini iletmesi, devlet başkanımızı Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne davet etmesi ve kardeşlik ilişkilerimizin daha ileri bir seviyeye taşınacağına olan inancını ifade etmesi, her iki halk açısından son derece önemli bir mesajdır.

Bu samimi ve tarihî önem taşıyan siyasi iradeden dolayı her iki devlet başkanına da derin şükranlarımı sunuyorum.

Çünkü son dönemde sosyal medya üzerinden, özellikle Türkiye’deki bazı radikal dinî çevrelerin Azerbaycan’a yönelik hakaret içeren ifadeleri, devletimizin iç işlerine müdahale girişimleri ve aynı zamanda Azerbaycan’dan da Türkiye’ye karşı dile getirilen sorumsuz açıklamalar, iki kardeş halk arasında yapay bir gerginlik yaratmıştı.

Ancak bu telefon görüşmesi bir kez daha göstermiştir ki sosyal medyada oluşturulan karalama alqısı devletlerimizin stratejik iradesini belirleyemez!

Devlet aklı galip geldi! Siyasi bilgelik galip geldi! Kardeşlik galip geldi.
Türkiye–Azerbaycan ilişkileri sıradan devletler arası ilişkiler değildir. Bu bağların arkasında yüzyıllara dayanan ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz, ortak hafızamız, sevinçlerimiz ve acılarımız bulunmaktadır.

Azerbaycan’ı Türkiye’den, Türkiye’yi Azerbaycan’dan uzaklaştırmaya çalışanlar ne bu iki devletin ne de bir bütün olarak Türk dünyasının çıkarlarına hizmet etmektedir.

Azerbaycan’ın gücü Türkiye’nin, Türkiye’nin gücü Azerbaycan’ın gücüdür!

Siyasi görüş ayrılıkları olabilir, zaman zaman anlaşmazlıklar ve rahatsızlıklar yaşanabilir. Ancak hiçbir görüş ayrılığı, bizi birbirimize bağlayan tarihî köprüleri yakmanın gerekçesi olmamalıdır.

Unutmayalım ki bugün yaşanan gerginlikler gelip geçecektir; ancak söylenen sözler halkların hafızasında kalacaktır.

Bizim görevimiz ilişkilere zarar vermek değil, ortaya çıkan gerginlikleri ortadan kaldırmaktır. Köprüleri yıkmak değil, onları daha da güçlendirmektir!

İki devlet başkanının ortaya koyduğu siyasi bilgelik hepimiz için örnek olmalıdır.

Azerbaycan–Türkiye birliği, Türk dünyasının en temel dayanaklarından biridir. Bu dayanağı zayıflatmak, bir bütün olarak Türk dünyasının geleceğini zayıflatmak anlamına gelir.

Son olarak bir kez daha vurgulamak istiyorum:

Devletlerimizin liderleri, böylesine hassas bir dönemde kardeşliğimize sahip çıkmışlardır. Şimdi bu kardeşliği koruma sorumluluğu hepimizin omuzlarındadır.

Çünkü Türkiye–Azerbaycan kardeşliği, günlük siyasi gelişmelerle sınırlı bir ilişki değil, yüzyılların bizlere emanet ettiği tarihî bir sorumluluktur!

Bu emanete sahip çıkmak, hepimizin hem millî hem de manevi borcudur!

Bənzər nəticələr

Daha çox