19 İyun 2018, Çərşənbə axşamı - 08:55

Haklı olabilirsiniz, ama…

10885616_632295033542293_2359253701046590280_n

Sandıktan bize tek bir oy dahi çikmasa, islamdan, insaniyetçilikten, türkçülükten asla vazgeçmeyiz. Biz politikacı değil, bir davanın takipçisiyiz
Alpaslan Türkeş.

Bu yıl Azerbaycan ve Türkiye`de genel seçimler aynı güne tesadüf etti. Ben de öz ülkemde seçime katılmak istedim, ama engeller oldu, büyük haksızlığa maruz bırakıldım.

Her kes düşünürdü ki, Tenzile Rüstemhanlı artık her şeyden vazgeçecek, ona olan bu münasebetsizliğe göre, kenara çekilecek, eli işden soyuyacak, kendine kapanacak. Elbette, çok üzülmüştüm, incitilmiştim, bana karşı zalimlik etmişdiler, kısacası hakkımı yemişdiler. Hakk etmeyen insanları millet vekili yapmak için kul hakkına girmişdiler ve o zaman yazmışdım ki, bunun adı Allahsızlıktır ve vebalı çok büyüktür, altında kalırsınız.
Ben kirli siyasi oyunlara alet olmamak için çekildim. “Bu seçki benim için bitmişdir,ben bir dava adamıyam, millete hizmete devam edeceğim” diyerek çekildim. Benim hizmet etmek istediyim millet şerefli tarihiyle onur duyduğum, kahramanlarıyla gururlandığım büyük Türk Milletidir. Büyük Türk Milletinin başkenti Türkiyenin seçimlerinde onun yanında olmak için Türkiye`ye geldim, bir çocuk misalı incinende annesine sığınırmış gibi, ben de ona sığındım. Çeşidli bölgelerinde oldum, evimde gezirmiş gibi yürekle gezdim, dostlarımla görüştüm,evladlarımla hasret giderdim. Gittiğim her yerde 1 Kasım seçimleri konuşulurdu. Ele gerçekler var ki,onu görmek istemesen bile, itiraf etmek zorundasan.
Görünen oydu ki, Ak Parti birinci olacak ve tek başına iktidar olma ehtimali büyüktü, çalışmalar, planlar, programlar ona göre kurulmuşdu ve çok iyi çalışırdılar, her yola baş vururdular ki, istediklerini yakalasınlar. CHP’nin de ikinci sırada olma ehtimalı da büyüktü, ama HDP’nin MHP’den çok millet vekili çıkaracağına ihtimal vermemişdim. Üzüldüyüm ve kahr olduğum nokta burası. Ben MHP’nin birinci parti olacağını beklemirdim, sadece bu kadarını da beklemiyordum.
Şimdi her ağızdan bir avaz geliyor, bazıları “Devlet Bahçeliye göre oy vermedik”, “yönetim değişmeli,falan filan” diyor. Olsun ki, bazı noktalarda haklılık payınız var. MHP’de bazi kurallar değişmeli, etrafı sarmış, kendinden başka kimseni düşünmeyen, partinin önemli yere gelmesi için kılını kıpırtatmadan, sadece liste başında olduğu için millet vekili seçilen kişiler mutlaka değişmeli. Her kesin sevdiği ve kabul gördüğü bazı insanlar listedışı kaldı. Tüm bunlar eleştirile bilir. Ama tüm bunlar Kanla beslenen,Vatanınızı bölmeye çalışan, evladlarımızıı Şehit eden, canımızı yakan, yuvamızı yıkan teror örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ni, Türk siyasetinde söz sahibi yaparak, MHP’den çok millet vekiline sahib olmasını sağlamanıza hakk kazandırmaz, efendiler.
Benim için kişiler önemli deyil, ülküler önemli. MHP bir idelojik parti. Mayasında bu millete ve vatana sevgi ve uğrunda öleceği bir ülkü duruyor. MHP asla Türk milletine ihanet etmez, bölmez, böldürtmez,en zor günlerde Vatanın bekçiliğini yapar, bazan kendi devletinden zülm görse bile, sesini çıkarmaz,devletini yabançılara şikayet etmez, kendi yarasını ısıran kurt misalı yine yoluna devam eder. MHP’den hangi hainliği gördünüz de hain,kaleş HDP’ni ondan öne taşıdınız? Bu nasıl bir siyasi ahlak, söylermisiniz? Kimse kalkıb da şimdi yaptığı ihanete kılıf uydurmasın. Bunu adı düpedüz hainlıkdir, namertliktir.
Sen bilirsin Türkiyem!
Başını senin canını yakan katil HDP’nın omzuna yaslayarak acı acı göz yaşları akıtmağı dahamı üstün tuttun? Her kes bilir ki, HDP’nin oyu bu kadar olmaz, onu meclise taşıyan oylara yazıklar olsun.
HDP’nin nerelerden oy almasına bakın ve Türkiye`ni bekleyen tehlikeni görün.
Onlara bu imkanı sağlayanlar, oy verenler düşünsün ve sonra MHP ile ilgili ahkam kessin.
Onların derdi siyaset yapmak değil, onların derdi kardeşlik, insan hakları, ezilen, mazlum, öteleştirilen, ana dilinde eğitim, ekonomi kalkınma, beraber yaşama, barış değil. Onların derdi de, planı da hainlik, namertlik ve Vatan toprağını bölmek ve kendilerine bugünki Türkiyenin eliyle devlet kurmaktır.Aslında onların derdi hiç kürt halkı da değil. Çünki belke kanlarında kürt kanı daşıyır ola bilirler, ama beyin olarak zihniyet olarak dış güclerin kölesi olmuşlar ve kürt halkını da maşa olarak kullanıyorlar.
Gerçekten onların böyle bir derdi olsaydı, iyirmi birinci yüzyılda kürt halkına feodal kanunlarıyla yaşamayı reva görmezdiler,onların kalkınması üçin ellerini taşın altına koyardılar.Şimdi geldiyimiz noktaya bakarmısınız?
Tüm yapılanlar kalmış bir kenarda, suç işleyip günahkar arayanların ortasına düşmüş Türk Milliyetçileri! Nerdeyse tüm olanların faturasını MHP’ye kesecekler, istedikleri zaten senelerdi MHP’ni baraj altı bırakmaktı. Bunun alt yapısının hazırlığına Devlet Bahcelini gözden salma kampanyasıyla başlattılar. “Devlet Bahçeli gitsin” diyenler gitme nedenini de açıklasınlar: Hırsızmı? Hainmi? Dinsizmi? İmansızmı? Yalanmı konuştu? Milletimi dolandırdi? Kiminse namusunamı sataştı? Devletimi soydu? Ne yaptı? Benim tanıdığım Devlet Bahçeli bunları yapmadı, bunları yapmayan adamı karalayanların ilk önce kendi ahlakını sorğulaması gerekmezmi?
Neler olacağını bilmiyorum, Türkiyemizde siyasi olayların nasıl gelişeceğini zaman gösterecek. Bildiyim bir şey var ki, Türkiyenin istikrarı Türk Dünyası ve büyük bir coğrafiyada yaşayan, Türkiye`ye umud gibi bakan, Türk Milleti ilə kaynamaktan geciyor. Ben umudumu kayb etmedim, MHP’nin bir dava partisi olmasına inancım tamdır. İçindeki çürük meyvelere rağmen, türklük ruhuna her zaman güvenmişimdir.
Sayın Bahçelinin 40 millet vekili ile, Kürşadın 40 cerisi gibi önüne çekilen tüm seddleri aşacağına inanıyorum.
Son ocağımız sönene, tek bir kişi kalana kadar bu davadan vazgeçmeyiz.
Yolunuz açık ve kılıncınız keskin olsun!
Bu dava bizim, bu dava hepimizin.

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir

Tərtibatçı: WebMark Studio

Tənzilə Rüstəmxanlı

Tənzilə Rüstəmxanlı